Türkçe English

babadag canli izle
babadag canli izle

BABADAĞ
HAVA DURUMU

BABADAG
WEATHER CONDITION

+17
+17°
+
Babadag
Perşembe, 24
BİLGİ HATTI : 90 (252) 612 84 81 BABADAĞ UÇUŞA UÇUSLAR HERGÜN 06:00 - 19:05
ARASI YAPILMAKTADIR
INFO LINE : 90 (252) 612 84 81 BABADAG IS FLIGHTS EVERYDAY FROM 06:00 TO 19:05
babadag teleferik ihalesi
babadag teleferik ihalesi

ADALAR - KOYLAR

şovalye adası

ŞÖVALYE ADASI (Eski Meğri) :
Fethiye Limanı'nın kuzeyinde yer alan ada, limana girişleri denetim altında tutabilecek konumu ile çok eski dönemlerden beri stratejik bir öneme sahiptir. 15. yüzyılda Rodos şövalyelerinin adada yaptırdıkları kale ile kenti uzun süre denetimlerinde tuttukları bilinmektedir.

Geç Roma Dönemi'nde de kullanıldığı buluntulardan anlaşılan adada bugün bu kalenin surlarının, evlerinin, eski sarnıçların ve çeşitli mozaiklerin kalıntıları görülebilir. Günümüzde bir sayfiye ve günübirlik konaklama alanı olarak kullanılan Şövalye Adası'nda bir otel, iki apart otel, bir restoran, plajlar ve piknik alanları bulunmaktadır.

 

Fethiye’ye 1,5 mil uzaklıktaki adaya yaz aylarında 10-19 saatleri arası düzenli deniz dolmuş seferleri yapılmaktadır. En sıcak yaz günlerinde bile Akdeniz melteminin serinlettiği Şövalye Adası Fethiye’nin vazgeçilmez yerlerinden biridir.

kızıl ada

KIZILADA: Gün batımında, güneş vurduğunda taş ve toprağın rengi kızıla döner ve kıpkırmızı bir renk kaplar adayı. Kızılada ismini bu renk oluşumundan almıştır belki de; bilinmez.
Adanın güney ucunda deniz trafiğine yön veren bir deniz feneri ve bekçisinin evi dışında hiçbir yapı yoktur.

 

Kuzeybatısındaki irili ufaklı kayalıklar (Deliktaş adaları) dalış ve balık meraklıları için çok elverişlidir. Kızıl Ada'nın dalgalara kapalı doğu kıyısında yüzmeye ve demirlemeye elverişli geniş kumsalı gerek mavi yolcuların gerek günlük tur teknelerinin uğradıkları bir koydur.

 

 

KATRANCI ADASI : İlçenin en önemli kamping alanlarından olan Katrancı Koyu'nun tam karşısında bulunan ada adını buradan almıştır. Teknelerin yanaşmasına pek uygun olmayan ada çevresi daha çok balık tutkunları için vazgeçilmezdir.

 

GÖCEK ADASI : Yatçıların vazgeçilmez uğrak yeri olan şirin tatil beldemiz Göcek’in karşısında yer alan Göcek Adası çevresinde teknelerin yanaşabileceği birçok koy bulunmaktadır. Çam ağaçları ile kaplı bu şirin ada, yüzmek ve demirlemek için sakin bir yer arayanlara pek çok seçenek sunmaktadır.

yassıca adalar

YASSICALAR: İrili ufaklı 5 adacıktan oluşan Yassıca adaları günübirlik tur teknelerinin en uzun süre kaldıkları yerdir. Güney – kuzey yönünde uzanan ana adanın kuzey ucu kumsal olup yüzmek için idealdir. Yöre çeşitli su sporlarının yapıldığı bir eğlence merkezidir. Birbirlerinden daracık boğazlarla ayrılan adacıklar arasında dolaşmak, her dönemeçte yeni bir güzellikle karşılaşmak, doyulmaz bir macera gibidir. Hele mehtaplı bir gecede Yassıcalar’da demirlemişseniz kendinizi hayal dünyasında sanabilirsiniz.

 

Yassıca adalarının en güney ucunda bulunan Hacı Halil Adası (Zeytinli Ada) bölgenin özel mülk olan tek adasıdır. Üzerinde Osmanlı döneminden kaldığı sanılan bir zeytin sıkma tesisi bulunmaktadır.

 

TERSANE ADASI :

Bölgenin en büyük adası olan Tersane Adası üzerinde erken Roma dönemine kadar uzanan fakat çoğunluğu Akdeniz mimarisi özelliği taşıyan, çok sayıda bina kalıntısı bulunmaktadır. Geçmişte küçük gemilerin yapım, bakım ve onarımlarının yapıldığı bir tersanenin varlığı nedeniyle Tersane Adası olarak anılmaktadır..

 

12 Adalar turlarının uğrak yerlerinden olan adada, günümüzde, hayvancılık ve ziraat ile uğraşan birkaç aile yaşamaktadır. Ayrıca kıyıda hizmet veren küçük ama şirin restoranıyla, üzerinde balıkçıların Yaz Limanı ve Kış Limanı olarak adlandırdıkları iki ayrı korunaklı koyu ile yatçılar için bölgenin en güvenli yeridir.

domuz adası

DOMUZ (PRENS) ADASI : Adını, tepelerinde yaşadığı sanılan yaban domuzlarından alan bu ada, son sahibi nedeniyle, Prens Adası olarak da anılmaktadır. Çevresinde denize kadar uzanan, bir kısmı sular altındaki yıkıntıların da görülebileceği, teknelerin yanaşmasına elverişli bir limanı olmayan, özel mülk bir adadır.

 

 

GÖBÜN KOYU :

Darboğaz’dan Karanlıkiçi’ne girdiğinizde, güneyinizde, herkesten gizlenmişçesine saklanan Göbün Koyu, çam ve zeytin ağaçlarıyla, kıyısındaki hamam olduğu söylenen antik kalıntısıyla, mavi yolcuların karşı konulamaz davetler aldığı bir koydur.

 

Yükseklerinde sayısız tondaki yeşilin arasından göz kırpan kral mezarları ve Kaunos kültürü kalıntılarıyla, adalar yöresinin görülesi koylarındandır. Sahildeki lokantada fırında taze balık ve ekmek yemek, sabah tepeden gün doğumunu izlemek, Göbün Koyu’nun olmazsa olmazlarıdır.

 

HAMAM (MANASTIR) KOYU :

Mavi yolculuk teknelerinin vazgeçemediği yerlerin başında, denizi ve doğasıyla eşsiz güzellikteki Hamam Koyu gelir. Akdeniz insanı bu… Kendini inandırmış Kleopatra’nın burada denize girdiğine ve koya, Kleopatra Koyu deyivermiş. Kleopatra’nın burada denize girdiği tartışılır; ancak gelip görmüş olsaydı, çok beğeneceği tartışılmaz!

 

Kurtoğlu Burnu’yla anakara arasındaki kıstağın doğu yüzündeki koyda, bir yapının denize çökmüş kalıntıları vardır. Bizans zamanından kalma bir manastır mı, hamam mı bilinmez. Bir söylentiye göre, burna adını veren Kurtoğlu, bir korsanmış; burada malikanesi varmış; görünen bu yıkık da bu yapının bir kesimiymiş. Gümüşi renkteki taşlar, duvarlar masmavi suların içine gömülüdür. Çamlar ve çalılarla örtülü koyun çevresinde, birçok belli belirsiz yapı kalıntısı da görülür. Kıstağı boydan boya kesen büyük bir duvarın bulunduğu Kurşunlu Koyu, yatların gecelemesi için çok elverişlidir.

 

Hamam Koyu yakınındaki Yavansu’dan yarım saatlik bir yürüyüşle ulaşılan tepedeki antik kent Lydae, tarih tutkunları için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

tasyaka koyu

TAŞYAKA (BEDRİ RAHMİ) KOYU : Tersane Adası'nın karşısına doğru, Taşyaka Koyu'nda kıyıya yaklaştığınızda, büyük bir kayaya çizilmiş balık resmi selamlar sizi. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun, ünlü mavi yolculuklarından birinde yaptığı balık resminin tüm canlılığı ile yaşadığını görmek, sizleri şaşırtmasın. Yöredeki tek içme suyu kaynağı olan koyda demirleyip yamaçlarındaki Likya kaya mezarlarını görmek, çam ağaçları arasında dolaşmak...

Anlatmak yetmez, gezip görmek gerek Taşyaka’yı.

 

Göcek’ten adalara doğru ilk durak Ak Bükü, çam ağaçlarıyla kaplı yamaçları, mavinin en kışkırtıcı tonlarını sergileyen suları yanında kumsalının gerisindeki günlük (sığla) ağaçları ile sizlere ayrı bir güzellik sunmaktadır. Güneye doğru devam ederseniz iç içe geçmiş koylarıyla Boynuz Bükü, adalar yöresinin kara ulaşımı olan son koyu Sarsala, Kille ve saymakla bitiremeyeceğimiz koylarla süslü Kapıdağ Yarımadası mavi yolcuların göz bebeğidir.

 

OYUKTEPE YARIMADASI:

Fethiye Limanı’nın batı yönünü çevreleyen bu yarımada üzerinde deniz ve çam ağaçlarının kaynaştığı Aksazlar, Samanlık, Kuleli, Boncuklu gibi birbirinden güzel pek çok koy bulunmaktadır. 7 kilometrelik bir yol ile dolaşılabilen yarımadadaki bu koylar yöre halkının en çok rağbet ettikleri günübirlik mesire yerleridir. Bu yol ayrıca, yürüyüş meraklıları için ideal bir parkur oluşturmaktadır.

 

TURUNÇ PINARI:

Adını turunç ağaçları ve tatlı su pınarından alan bu koy, yatçıların uğrak yeridir. Tüm deniz ürünlerinin, özenle hazırlanarak sunulduğu balıkçı lokantası gurmelerin gözdesidir. Kaya köyünden başlayan yürüyüş yoluyla da ulaşılabilen koy, plajı ve temiz deniziyle de ideal bir günübirlik gezinti yeridir.

gunluklu

GÜNLÜKLÜ (KÜÇÜK KARGI) KOYU:

Yöreye özgü, sık sığla (günlük, Liquid ambar orientalis) ağaçlarıyla kaplı, orman içi dinlenme yeridir. Benzersiz güzellikleri, plajı ve kampçılık için hazırlanmış altyapısı ile turistik çeşitliliğimiz içinde farklı bir konumdadır. Muğla-Fethiye kara yolu üzerindedir ve dolmuşlarla da ulaşım sağlanabilmektedir.

KATRANCI KOYU:

Sık çam ağaçlarının denizle kucaklaştığı, irili ufaklı koylarla çevrelenmiş, orman içi günübirlik dinlenme ve çadırlı kamp alanıdır. Tatilcilere her türlü hizmetin sunulduğu, doğası ve kumsalıyla çok rağbet gören, en önemli turistik çekim alanlarımızın başlıcalarındandır..

gemiler koyu

GEMİLER KOYU VE ADASI:

Kaya köyünün arkasındaki tepeyi aşarak gelen yol, sizi zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrelenmiş bir başka güzelliğe, Gemiler Koyu'na ulaştırıyor. Gemiler Koyu'nun tam karşısındaki kaplı St. Nicholas (Gemiler Adası)'na bir tekne ile geçebilir ve Bizans döneminden kalma kalıntıları görebilirsiniz.

 

1990 yılında bir Japon arkeoloji heyetinin Fethiye Müzesi ile birlikte başlattığı kazılarda gün ışığına çıkartılan buluntulardan, adanın erken Hıristiyanlık döneminde önemli bir ziyaret merkezi olduğu ve denizler azizi Nicholas’ın bu adada yaşadığı anlaşılıyor.

 

 

 


 
 
Babadağı'ndan
haberdar olun